ali's profile-------------------<-<-<...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    April 12

    YA RESULALLAH


    Image Hosted by ImageShack.us 

    200801121447fhpnn73510[1] EFENDİMİZ (S.A.V)'İN BAZI SÜNNETLERİ 200801121447fhpnn73510[1]

     

    - Pazartesi ve Perşembe günleri nafile oruç tutmak

     

    - Cuma günleri en güzel ve temiz giysileri giyinmek, gusül abdesti almak

     

    - hayırlı işlerde sağı, adi işlerde solu kullanmak

     

    - selamı yaymak. selam, kelamdan önce gelir

    - yemekten önce ve sonra elleri yıkamak.

    - yemeğe besmele ile başlamak, Allah’ın sonsuz ikram ve nimetlerini tefekkür ederek yemek, sonunda da hamd etmek.

    - Yemeğe tuz ile başlamak

    - yemekte tabağın kendi önümüze gelen tarafından yemek.

    - yemeğe sofradakiler ile beraber başlamak, yalnız yemek yememek

    - acıkmadıkça yememek, tam doymadan yemeği bırakmak.  

    - Suyu üç yudumda ve oturarak içmek

     

    - az gülmek, gülünce kahkaha ile değil, tebessüm ederek gülmek. mütebessim olmak.

    - çoğu zaman susmak, tefekkür etmek, ihtiyaç olunca konuşmak.

     

    - tane tane, orta bir ses tonuyla konuşmak. çok mühim şeyleri üç defa tekrar etmek.

     

    - konuşmaya Allah’ın adıyla başlamak ve Allah’ın adıyla bitirmek.

     

    - boş işler (malayani) ile iştigal etmemek.

    - uyku için yatınca önce sağ tarafına yatmak, sağ yanağını sağ avucunun içine koymak ve o günün muhasebesini yapmak.

    - yüzükoyun yatmamak.

     

    -yatağa girdiğinde avuçları açık olarak birleştirerek ihlas, felak ve nas surelerini okuyup avucunun içine üfleyip sonra bütün vücudunu sıvazlamak, bunu üç defa tekrarlamak.

     

    - Aksırınca sesi az yükseltip, “Elhamdülillah” demek. Böyle diyene de “Yerhamükellah” demek. Bize dediklerinde “Yehdina ve yehdikümüllah” diye cevap vermek.

     

    - Camiye sağ ayakla girip, sol ayakla çıkmak

     

    - takke ve sarıkla başı kapatıp namazı öyle kılmak.

     

    - davete icabet ve hediyeyi kabul etmek.

     

    - tesettürle yıkanmak, peştamal, havlu vb. kullanmak

     

    - mümkünse her abdest alışta misvak (fırça) kullanmak.

     

    - sıla-i rahimde bulunmak. “akrabayla alakayı kesen bir kimsenin bulunduğu meclise Allah’ın rahmeti inmez.”

    - anne-babaya itaat etmek, onlara ihsanda bulunmak, kalplerini kırmamak ve hayır dualarını almak.

     

    - Biri seslendiğinde seslenene bütün vücudu ile dönmek

     

    - Misafiri kapıda karşılamak ve giderken yolcu etmek

     

    1313Allah1[1]GÜL (14)1313Allah1[1]

    Ey uzaklarda zannedilen, Mekke’de, Medine’de aranan Şanlı Nebî. Adınla ve hayatınla gönlümüzde yaşıyorsun.

    Yâ Resulallah, adını anmadığım zaman uzak, çok uzak çöllerde tek başına kalmış bir yolcu gibi şaşkın ve biçareyim. Ümidini yitirmiş bir divaneyim. İnsanların çektiği sıkıntıların nedenini anlayabiliyorum. Senden uzak olmak, güneşten mahrum kalmak demek, ışıksız yaşamak demek.Senin nurun kâinatı aydınlatıyor, gönülleri ışıldatıyor.

    Usul usul girdin hayatıma, güneş gibi kırmadan, incitmeden yâ Resulallah. Yer ettin gönlümde ebediyen.

    Ey şefkatli Resul, bir Sen varsın yakınımız, yeryüzündeki rahmetinin tecellisi olan Rabbimizin. Biz kendimizden bile habersizken, bizi düşünen o incelerden ince, gözü yaşlı dualarla bizim için atan kalbin şimdi bize emanet. Makam-ı Mahmud’un adına, Rabbimizin katındaki o yüce merteben hürmetine, rahmetinle yıka içimizi. Tertemiz et bizi. Terkedilmişler, bir kenara itilmişler, öksüzler, yetimler, binbir dertle inleyenler adına ne olur yetiş imdadımıza.

    Seninle çoğalmayan, gösterdiğin pencereden bakmayan gözler ışığı göremiyor. İçimizdeki şefkat ateşini yakıyor, yandırıyor o zaman. Bir damlayı ummanına kat. Coşkun bir deniz olup çağlayayım Ebubekir gibi. Bütün insanlar adına cehennemin içinde bile yanmaya razı olabilelim o kahramanlar gibi. Cehennemden betermiş şefkat ateşi. Onu Söndürecek Sensin, Marifetullahtır ancak. Yetiş imdadımıza ey Resul, yetiş.

    Yanan kalbe devasın Sen
    Bulunmaz bir şifasın Sen
    Habib-i Kibriya’sın Sen
    Muhammed Mustafa’sın Sen...

    Yâ Resulallah! Yanmak mukaddes bir gaye uğruna, gösterdiğin yolda yanmak, tutuşmak güzelmiş meğer.

    Su Sende, şifa Sende, serinlik, ferahlık Sende. Adını bir kerecik olsun anınca sönüyor yüreğimizdeki ateş, diniyor sızılar yâ Resulallah.

    Kim demişse demiş ama biz demedik;
    “Gözden ırak olan gönülden de olurmuş” diye.
    Bu söz kim için, hangi zaman ve hangi mekânda söylenmiş olursa olsun asla doğru diyemiyorum. Senin için ise büsbütün yalan yâ Resulallah. Senin için yalan Sevgilim. Biz Seni unutmadık ya Resulallah. Sen bize içimize çektiğimiz bir nefes hava kadar yakınsın. Farkında değiliz, dört bir yanı kuşatan ışığının. O uçsuz bucaksız rahmetinin farkında değiliz. Rabbim Senin elinle, dilinle uzatmış rahmetini bize. 124 bin peygamber arasından, Sana ümmet etmiş bizi. Bu şeref yeter bize, yeter de artar ya Resulallah. Biz Seni hiç unutmadık. Sen gönül tahtımızın tek sultanısın. Ne gözden ırak, ne de gönülden uzaksın yâ Resulallah...
    1313Allah1[1]GÜL (14)
     1313Allah1[1]

    muhammedoy7[1]

    1313Allah1[1]GÜL (14) 1313Allah1[1]

    y1piiryqO1L2GnVJSicjWzhM4-1vxnZlqFNLAPZpb_fJktHmRpQoUg7XTa55WFZ6oDu6yiB1cNLGGo[1]

    Her şey Seninle anlam kazanır yâ Rasûlallah; Sensiz ise, anlamlı gibi görünen her şey anlamını yitirir.

    Gel ey Can!

    Gel ey Nur!

    Hayatımıza gel, aşkımıza gel…

    Kararmış dünyamıza gel…

    Gel ki, aydınlansın her yer

    Gel ki, çekip gitsin zulmet.

    Gel ey Gül!..

    Dikenliklerimize gel.

    Gel ki, kurtulalım sivri dikenlerin istilâsından.

    Gel ki, Güle yönelelim biz de.

    Gel ey Gül!

    Gel artık!..

    Gönder Rabbim, Gülümüzü gönder bize…

    Gül, Peygamberdir…

    Gülün her yaprağı da bir Sahabe…

    Gül, İslâm’dır…

    Gül, huzur ve mutluluktur…

    Gül kokusu, Peygamber kokusu, dokusu da sevgi ve muhabbettir…

    İşte bütün bunlar, bir bütün olarak sadece ve sadece sensin yâ Rasûlallah!..

    Öyleyse gel ey Gül!

    Gel ey Can!

    Gönder Rabbim, Gülümüzü gönder artık bize…

    Gönder ki, kurtulalım sivri dikenlerin istilasından…

    Gel artık, gel ve şefaat et ey Can!..

    Ya Rasûlallah!

               rose2xt[1]         

     

     

    PEYGAMBERİMİZ ( S.A.V ) NEDEN SEVİYORUZ:
    Alemlerin  sultanı efendisi hakikat rehberi el emin müminlerin emiri
    güvenilirhakkı batıldan ayıran özelliği insanlar arasında
    hakem yılmadı islam davasını anlatan yaşayan (oku rabbin için )
    denildiğinde okuyan ondan mucizeler istenildiğinde şakkül
    kamer ayın ikiye bölünmesi o doğarken iran,ın kisra saraylarının yıkılması
    insanlar sevdi sahabe sevdi bizde seviyoruz neden mi? kuran ,ı kerimde anlatılan
    kıssalar onu melekler sevdi taş sevdi  diken sevdi dağlar mağara arkadaşlarısevdi
    onun yolunda ne cefalar çekildi: bunu  tüm dünyaya haykıracağız onu  anlamak onu
    yaşamak apayrı bir duygudur: onun bizim gibi  eli,  ayağı, gözü, kulağı, ağzı, dili, kalbi, vardı: 
    bütün insanlar gibi  anneden babadan doğmuş kundağa  sarılmış bebek  doğmuş  bazen ağlamış bazen oynamış  zıplamıştı  velhasıl  ALLAH (cc) tarafından ona üstün
    meziyetler verilmiştir: fizyolojik olarak mükemmel doğmuştur:fahri kainat efendimiz: ailesi akrabası çevresi arkadaşları milleti
    vardı.konuşur tebessüm eder doğruluğu dürüstlüğü adaletli olmayı severdi sevdiğive sevmediği şeyler olurdu yemek yer su içer istirahat eder  çarşıya çıkıp ihtiyaçlarını  temin ederdi. yol gösterici örnek insan bir rehber
    doğruya iletici bir önderdi. ilahi nizamın son hak savunucusu tebliğcisiydi. ALLAH (cc) sevmiş bu  sevgi  uğruna alemleri  yaratmış peygamberlik vasifesini ona vermiş çeşitli  vesilelerle insanlar arasında itibarını  artırmıştır.
    gençliğinde el emin oluşu kendisine verilen emanete tüm anlamıyla koruması kabe onarıldığı anda :hadis i şerifte hacerül esved ALLAH u teala tarafından  yollanacak  herkesin davet ettiği  yere gitmeyip devenin oturduğu yerde ilk cami
    yapılacak akıllara apayrı bir güzellik  katacak  büyük  bir savaşı önlemiş çünkü  ilahi  dava omuzlarına bindiği zaman yine hakem olacaktı. ayeti kerimede: ( biz seni  ancak alemlere bir  rahmet olarak  gönderdik ) aynı  şekilde
    ümmüydi.doğruyu  doğru zamanda doğru  bilgilere doğru  şekilde anlatırdı. kendisine soru  sorulduğu zaman teker teker anlatırdı.
    cesur bir asker dirayetli  bir komutan idi. hak ile batılın mücadelesi sözden öte geçip silaha dönüştüğünde galibin belirlenebilmesi
    için silahlar konuştuğunda zırhını  giyer kılıcını  kuşanıp rabbinden yardım dileyerek ashabı ile birlikte düşmana karşı savaşırdı hem cesur bir komutan olur. düşmana karşı birliğini  komuta ederdi. ordunun zaafa düştüğü zamanlarda ümitsizliğe kapılmazdı.
    orduyla güzel  iştişare ederdi.
    doğdu : ümmetim ümmetim dedi.
    yaşadı: ümmetim ümmetim dedi.
    israda: ümmetim ümmetim dedi.
    huzuru ilahide: ümmetim ümmetim dedi.
    can boğazda son nefeste:ümmetim ümmetim dedi.
    lüvail hamd bayrağı  elindeyken:ümmetim ümmetim dedi.
    mizan terazisi nin başında:ümmetim ümmetim dedi.
    makam - ı -  mahmud da ümmetim ümmetim dedi.
    kıldan ince kılıçtan keskin sırat  köprüsünde:ümmetim ümmetim dedi.
    havza - i - kevser başında :ümmetim ümmetim dedi.
    bütün peygamberler ve insanlar  nefsim nefsim diye feryat ederken ...?
    cennetin kapısında ( gir ya muhammed ) (s.a.v )diye nida olunduğunda
    gözleri  yaşlı boynu  bükük kalbi mahzun bir halde :
    ya rabbi ;...! ümmetim ümmetim diyecektir.)
    bir garip   dost...selam  ve  dua ile....

     

     

    rose2xt[1]

     

    439863vldufsl9vi[1]

    Sevgili Peygamberimizin ilgisi ve şefkatiyle, gönlü neşeyle dolan, sevinç tebessümleriyle yüzünde güller açan daha pek çok çocuk varmış… Şimdi anlatacağımız olay ise yine çok anlamlı ve çok güzel bir hatıra…

    Peygamber Efendimiz, ihtiyaç sahibi insanlara yardım elini uzatır, hiçbir kimseyi eli baş çevirmezmiş… Günlerden bir gün, yanında on dirhem parası olduğu halde çarşıya çıkmış. Çarşıda kendisi için dört dirheme bir gömlek almış. Gömleği üzerine giyinerek dışarı çıkmış. Kısa bir süre sonra, yoksul birisi gelerek şöyle bir ricada bulunmuş:

    - Ey Allah’ın Resulü! Bana bir gömlek giydir. İnşallah, Allah Teâlâ da Sana cennet elbisesi giydirir…”Peygamberimiz derhal gömleği çıkarıp ona giydirmiş… Sonra geri dönerek, dört dirheme bir gömlek daha satın almış… Geriye sadece iki dirhemi kalmış…

    Yolda yürürken, ağlayan bir kız çocuğuna rastlamış. “Niçin ağlıyorsun?,” diye sormuş. Çocuk ağlayarak cevap vermiş: “Efendim ! Ben hizmetçi bir kızım. Ev sahibim bana, un almam için iki dirhem vermişti, fakat parayı kaybettim…”

    Sevgili Peygamberimiz, geri kalan iki dirhemi hemen ona uzatmış. Kızın yanından uzaklaşmış. Fakat kızın ağlaması devam ediyormuş. Bu kez Peygamberimiz geri dönerek yine sormuş: “Yavrucuğum istediğin iki dirhem değil miydi? Hâlâ niçin ağlıyorsun?” Kız: “Yine de parayı kaybettiğim için bana kızmalarından korkuyorum” demiş.

    Bunun üzerine sevgili Peygamberimiz, kızı yanına alarak, beraberce evlerinin önüne kadar gelmiş. Kapıya geldiklerinde : “Esselâmü aleyküm,” diyerek selam vermiş. Evdekiler Peygamberimizin tatlı sesini hemen tanımışlar. Ancak cevap vermemişler. Peygamberimiz ikinci kez yine: “Esselâmü aleyküm,” diyerek selam vermiş. Ev halkı yine susmuş, cevap vermemişler.

    Bunun üzerini Peygamberimiz üçüncü kez : “Esselâmü aleyküm,” diyerek selam vermiş. Bu defa evdekiler hep birden kapıya çıkarak sevinçli bir şekilde karşılık vermişler: “Ve aleyküm selâm…”

    Peygamberimiz hemen sormuş : “Verdiğim birinci selamı duymadınız mı?...” “Evet ! Ancak, bize verdiğiniz selamları artırmanızı ve sesinizi daha fazla duymayı istediğimiz için böyle yaptık,” karşılığını vermişler.

    Hemen Peygamberimizi içeriye buyur ederek, hatırını sormuşlar ve : “Hayırdır Ey Allah’ın Resûlü! Burayı ziyaret sebebiniz nedir acaba?” demişler. Peygamberimizde olanları aktarmış ve : “Bu hizmetçi kız parayı kaybettiği için belki ona kızarsınız endişesiyle geldim,” diye eklemiş.

    Bunun üzerine ev sahibi: “Canımız yoluna feda olsun Ey Allah’ın Resûlü!... Mâdem ki bu kız, sizin bize gelmenize vesile oldu. Ben de şuanda onu, Allah rızası için serbest bırakıyorum. Artık dilediği gibi hareket edebilir, müjdesini vermiş…”

    Peygamberimiz, bu güzel haberi aldıktan sonra mutlu ve neşeli bir şekilde oradan ayrılmış. Yürürken de şunları söylüyormuş :

    “Allah şu on dirhemi ne çok bereketlendirdi. Bana bir gömlek nasip etti. Bir başkasına bir gömlek aldırdı. Sonunda da bir hizmetçi kıza iyilikte bulundurdu. Sonsuz şükürler olsun. Doğrusu Allah sınırsız kudretiyle bizi hep böyle rızıklandırıyor.”

    439863vldufsl9vi[1] 


     

    Comments (2)

    Please wait...
    Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
    You didn't enter anything. Please try again.
    Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
    To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
    Your parent has turned off comments.
    Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
    You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
    Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
    Complete the security check below to finish leaving your comment.
    The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

    To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


    Don't have a Windows Live ID? Sign up

    hasan kayawrote:
    Moralinmi Bozuk!!...
    Moralinmi Bozuk!!...


    MORALİN NİYE BOZUK?
    HZ. ADEM (A.S.)GİBİ 200 SENE TEVBE Mİ ETTİN?

    MORALİN NİYE BOZUK?
    HZ.İBRAHİM GİBİ ATEŞE Mİ ATILDIN?

    MORALİN NİYE BOZUK?
    HZ.YUSUF (as) GİBİ KUYUYA MI ATILDIN?

    MORALİN NİYE BOZUK?
    HZ.MUHAMMED (sav) GİBİ TAİF'TE TAŞLANDIN MI, BAŞINA İŞKEMBE Mİ KONULDU NAMAZ KILARKEN,
    DİŞİN Mİ KIRILDI, YÜZÜNE TÜKÜRÜK MÜ ATILDI, HİCRETE Mİ ZORLANDIN, SEVDİKLERİNDEN Mİ AYRILDIN?

    MORALİN NİYE BOZUK?
    HZ.HAMZA (r.a) GİBİ BURNUN KULAĞIN MI KESİLDİ?

    MORALİN NİYE BOZUK?
    MUSAB BİN UMEYR GİBİ KOLLARIN MI KESİLDİ?

    MORALİN NİYE BOZUK?
    CAFER BİN EBU TALİP GİBİ OK, MIZRAK VE KILIÇ DARBELERİYLE YARALANDIN MI?

    MORALİN NİYE BOZUK?
    AMMAR,SÜMEYYE, YASİR GİBİ İŞKENCE Mİ GÖRDÜN?

    MORALİN NİYE BOZUK?
    BİLAL GİBİ KIZGIN KUMLARA YATIRILIP, ÜZERİNE TAŞLARMI KONDU?

    MORALİN NİYE BOZUK?
    YUNUS PEYGAMBER GİBİ DENİZE Mİ ATILDIN?

    MORALİN NİYE BOZUK?
    EYÜP PEYGAMBER GİBİ VÜCUDUNU YARALAR MI KAPLADI?

    MORALİN NİYE BOZUK?
    HZ. İSA GİBİ ÇARMIHA MI GERİLMEK İSTENDİN?

    MORALİN NİYE BOZUK?
    ÜSTAD GİBİ ZİNDANA MI ATILDIN, ZEHİRLENDİN Mİ?

    HALA MORALİN Mİ BOZUK?
    NE DÜŞÜNÜYORSUN, DÜNYALIK İŞLER Mİ?
    SİLKİNELİM, KENDİMİZE GELELİM...?

    ÜZÜLECEKSEN, NAMAZINI KAZAYA BIRAKTIĞIN İÇİN,
    TEHECCÜDE KALKAMADIĞIN İÇİN, BİRİNİN KALBİNİ KIRDIĞIN,
    PAZARTESİ PERŞEMBE ORUCUNU TUTAMADIĞIN İÇİN ÜZÜL,

    ÜZÜLECEKSEN BUGÜN ALLAH İÇİN BİR ŞEY YAPAMADIĞIN İÇİN,
    ALLAH VE RESULÜ (SAV)'NÜ MEMNUN EDEMEDİĞİN İÇİN ÜZÜL

    FİLİSTİN'DE, ÇEÇENİSTAN, BOSNA HERSEK'TE,
    IRAK'TA VE DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA ZULÜM GÖREN, İŞKENCE EDİLEN,
    ÖLDÜRÜLEN DİN KARDEŞLERİN İÇİN ÜZÜL

    ÜZÜLÜRSEN, BİR FAKİRE YARDIM EDEMEDİĞİN İÇİN,
    YETİMİN ELİNDEN TUTAMADIĞIN İÇİN ÜZÜL

    ÜZÜLÜRSEN, AFRİKA'DA VE DİĞER ÜLKELERDE BİR LOKMA EKMEK BULAMAYAN,
    HASTALIKLARLA MÜCADELE EDEN İNSANLAR İÇİN ÜZÜL

    ÜZÜLÜRSEN,KUR'AN-I YETERİNCE OKUYUP, HAYATINA TATBİK EDEMEDİĞİN İÇİN ÜZÜL
    ÜZÜLÜRSEN, PEYGAMBER EFENDİMİZ'İ, CANINDAN,
    MALINDAN,AİLE BİREYLERİNDEN,
    HERŞEYDEN ÇOK SEVEMEDİĞİN İÇİN ÜZÜL

    ÜZÜLÜRSEN, HAKİKİ MANADA KUL, EFENDİMİZ'E ÜMMET OLAMADIĞIN İÇİN ÜZÜL
    ÜZÜLÜRSEN, EFENDİMİZ'İN ŞEFAATİNE NAİL OLAMAMA KORKUSUYLA ÜZÜL...

     

     

     

    yorumunuz için allah razi olsun .

    bu da benden size hediye inş beğenirsiniz.


    May 5
    nerminwrote:
    güzel çali$ma yureginize saglik karde$im, rabbim sizi peygamberimizin $efaatina nail eylesin, her $ey gönlûnüzce olsun, selam ve dua ile rahmana emanet olun
    Apr. 18

    Trackbacks

    The trackback URL for this entry is:
    http://911ali986.spaces.live.com/blog/cns!8E9B6C925C73B2E2!704.trak
    Weblogs that reference this entry
    • None